NOGAY TÜRKLERİ BÜLTENİ
ANASAYFA DERNEĞİMİZ AVULLAR RESİMLER ANKETLER Z. DEFTERİ NOGAYTÜRKLERİ BÜLTENİ YARDIMLAŞMA_FONU
deneme deneme deneme

NOGAYSAAT

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Nogay Köylerinde İki Gün

Dr. Derya Derin PAŞAOĞLU

11 Ağustos 2010, 00:39

Dr. Derya Derin PAŞAOĞLU

 
Son 4 yıldır yoğun olarak üzerinde çalıştığım Nogay göçleri ve iskanları hakkında çalışmam artık tamamlanmıştı. Kişi kişi hane hane acılı göç yolculuğunun, çekilen çilelerin, sıkıntıların sonunda muhacirlerin ensarla buluşma, yeni vatanlarıyla kucaklaşma, şefkatli ama fakir imparatorluğun yeni sakinlerini tüm şartlarını zorlayarak misafir edip yerleştirme çabalarına tanık olduk arşiv belgeleri ışığında…
 
Tüm bunlara ailecek tanık olduk yaşadık yeniden Nogay göçlerini ve yine ailecek tanışmalıydık onlarla. Hep düşünürdüm 1859 dan beri onlar buralarda belki de çok yakınlarda yaşıyorlardı. Belgelerde yerleri belirliydi, kimler yerleşti ne zorluklar yaşadı; Rus zulmü, orada kalanlar, rehin bırakılanlar, Ruslar tarafından zorla alınan rüşvetler, rüşvet bırakılan silahlar, kıymetli ata yadigarları, navlun vapur ücretleri, salgın hastalıklar, gemi kazaları, yollarda ölenler ve yeni vatanın zor şartları, evet onlarla tanışacağız, onların torunlarıyla…
 
Konya’dan Abdurrahman Berkcan Bey’le çalışmanın başından beri telefonlaşıyoruz, hiçbir zaman desteğini esirgemedi bizlerden. Celalettin Erbay Bey’e yönlendirdi bizi. Çekik gözlü temiz yüzlü her yerde Nogay Tatarı diye tanımladığımız insanların ilki ile yüz yüze geleceğiz. Amacımız bize yol göstermesi, yer tarif etmesi. Öylesine sıcak karşılandık ki, işyerindeydik, Nogay çayı ikram edemedi ancak bizzat eşlik edecek, yol gösterecekti, Kulu’da buluşma kararı aldık Nogay çayını da yerinde içecektik.
 
Kararlaştırıldığı gibi Kulu’daydık. Karşılaştığımız her insan gönüllü birer rehbere dönüşüyordu. Bunların ilki Hasan Benli beydi, onun da katılımıyla köy yolculuğumuz başladı. Yol boyunca Celalettin Bey’in doyumsuz anlatımlarıyla ilk köyümüz Seyitahmetli, ilk katılımcımız Behiye teyze, Hasan Bey’in annesi. Köyün yüksekçe tepesine kurulmuş muhteşem bozkır manzarasına kısık ve yorgun gözlerle bakarak, yıllar öncesini atalarıyla konuşmalarını anımsamaya çalışıyor, öyle güzel bilgiler veriyor ki hemen notlarımızı alıyoruz. Hasan Bey, annesi ve büyüklerden aldığı kültürel notları bizimle paylaşıyor, kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Ramazan Demir, Belgüzar (Battal) teyze diğer katılımcılarımız, katkıları için teşekkürler.
 
Seyidahmetli’den Boğazören (köstengil)’e geçiyoruz. Abdullah Sertel, muhtar Şenol Demirok’u alarak Naile (Güner) teyze ve Bayramali (Güner) amcanın evinde toplanıyoruz. Abdullah Sertel amca hiçbir şey hatırlamıyorum diye başlıyor açıldıkça bilgiler geliyor ardı sıra naile-bayramali güner çiftine ve muhtarımıza ve Abdullah amcaya teşekkür edip diğer köyümüz Kırkkuyu’ya doğru yola çıkıyoruz Tuz Gölü havzasında uçsuz bucaksız bozkır iyi ki sizler varsınız Celalettin Bey ve Hasan Bey, yollar hiç bitmeyecek der dönerdik belki de…nihayet Kırkkuyu’dayız. O nezaketi, kendini hissettiren olgunluğu ve saygınlığıyla Nail Önal karşımızda ikramlar sohbet uzuyor vakit artık gece yarısına yaklaşıyor ancak bizler Temurbay Amcayı görmeden gitmeyeceğiz. Gözleri yıllara yenik düşmüş, çok az görüyor ama hafızası çok yeni ve belki de en orijinal bilgileri ondan alıp not ediyoruz gecenin serinliği çöktü gündüz yanıp kavrulan bozkır serin rüzgarları ağırlıyordu artık Kulu merkezde ise bizi bekleyenler vardı saatlerce ve sabırla, Abdurrahman Küçükönal ve Zafer Metin Beyler. Abdurrahman Bey evde kahvaltı ve nogay çayı müjdesi veriyordu, sabah buluşup kahvaltıda devam edeceğiz sohbete.
 
Erkenden buluştuk Abdurrahman Bey’le Nogay çayı tepsimizde, bildiğimiz çayı anlamlandırmış, kültürüyle harmanlamış yepyeni bir tatla. ilk yudumu kızım içiyor ondan tam puan. Benim gibi çaysız çalışamayan biri için tuz, süt ve çay ilkin kulağa biraz buruk geliyor. Ancak merakım galip geliyor, mmm Karadeniz’in kuzeyinden Anadolu’da bozkır köylerine kadar taşınan bu tat hiç fena değil, ben ikinci tası da alabilirim derken buldum kendimi. unutulmayacak bu lezzete bizden de tam puan geliyor. Abdurrahman Bey her sabah mutlaka içermiş, tekrar çayı bahane edip gönülden buluşmak dileğiyle oradan ayrılıyoruz. Evini, sofrasını, güler yüzünü bizimle paylaşan Abdurrahman Bey’e ve ailesine çok teşekkür ediyoruz.
 
Bugün köy ziyaretlerinde Muharrem Yılmaz Bey eşlik edecek bize. Doğankaya köyüne birlikte gidiyoruz. Babası Ali (Yılmaz) amcayla görüşüyoruz, düğün için bir araya gelmiş tüm aile bireyleri yardımcı olmaya çalışıyor, göçün izlerini arıyoruz sohbetlerde..İlker Karaman,Yüksel Yılmaz,Ahmet Yılmaz birlikte akraba düğününe gideceğiz birazdan Celalettin Bey bizi orada bekliyor, göçün hikayesine tanık arayacağız bir Nogay düğünü misafirleri arasında. Hummalı bir düğün hazırlığının ortasında bulduk kendimizi, tüm bu telaşenin arasında gülen bir yüzle ikram edilen demli çay bu toplumun misafirperverliğini ve zarafetini gösteriyordu bizlere. Kazanlarda pişen yemekten gözünü alamayan eşimin dalgın bakışları altında hemen sohbetimize başladık Arif Kara ve Emin Karaman amcalar ve muhtar Zekeriya Güneş konuklarımız. Celalettin Bey ve muhtarın bulunduğu torpilli düğün sofrası özellikle etli pilav da bizlerden tam puan aldı.
 
Muharrem Bey ve daimi ev sahibimiz Celalettin Beyle son köyümüze doğru yola çıkıyoruz Akin köyündeyiz. Şükrü (Şener) amcaya konuk oluyoruz Tuz Gölü’nün sıcak buharı altında Yeter teyze’nin ikram ettiği ayran içimizi serinletirken doyumsuz sohbetimizi de bir yandan kayda alıyoruz. son uğrak yerimiz Bekir (Çimen) amcanın evi. espirili güler yüzlü amcamız çalışmamız için gereken bilgileri, hafızasını zorlayarak, büyükleri daha iyi dinlemediği için ah ederek teker teker anlatıyor ve son köyümüzden ayrılıyoruz. son uğrağımız Celalettin Beyin evi, durum değerlendirmesi ve evrakların tasnifinden sonra tekrar görüşmek üzere vedalaşıp dönüş yolculuğuna başlıyoruz.duygularımızı tek cümle özetliyordu aslında: Biz bu insanları NOGAYLARI çok sevdik…
 
Diğer gezi notlarımızda buluşmak dileğiyle sevgiyle kalın
 
Dr. Derya Derin PAŞAOĞLU
Tarihçi
 

Bu haber 3779 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KÖŞE YAZILARI

Nogay Halkım Tileymen.08 Mayıs 2014


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi